Vergi danışmanlığı, bir işlemin vergisel sonuçlarının işlem gerçekleşmeden önce değerlendirilmesi ve süregelen uygulamaların yürürlükteki mevzuata uygunluğunun gözden geçirilmesi çalışmasıdır. Bu kapsamda yürütülen çalışma, vergi yükünü azaltmaya yönelik kurgular üretmeyi değil; yükümlülüğün doğru tespit edilmesini, belgelendirilmesini ve süresinde yerine getirilmesini konu alır. Aşağıda çalışmanın kapsamı, sınırları ve izlenen adımlar açıklanmaktadır.
Danışmanlığın kapsamı ve sınırı
3568 sayılı Kanun, serbest muhasebeci mali müşavirlerin görev alanını; muhasebe sistemi kurma, defter tutma, mali tablo ve beyanname düzenleme ile mali konularda danışmanlık olarak tanımlar. Bu çerçevede yürütülen danışmanlık; olayın hukuki niteliğinin belirlenmesi, ilgili kanun ve tebliğ hükümlerinin tespiti, idari görüşlerin ve yargı kararlarının incelenmesi ile sonucun dayanaklarıyla birlikte yazılı olarak aktarılmasından oluşur.
Çalışmanın sınırı da aynı mevzuatla çizilmiştir. Tasdik işleri 3568 sayılı Kanun'da yeminli mali müşavirlere bırakılmıştır; serbest muhasebeci mali müşavirlik faaliyeti bu işleri kapsamaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamındaki bağımsız denetim, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş denetçilerce yürütülür; burada anlatılan çalışma bir denetim çalışması değildir. Dava açma, temsil ve duruşmada savunma işleri ise avukatlık mesleğinin yetki alanındadır.
Çalışmanın ekseni uyumdur. Bir işlemin vergisel sonucu; sözleşmenin içeriğine, tarafların sıfatına, düzenlenen belgenin türüne ve zamanlamaya bağlı olarak değişir. Bu unsurlar işlem tamamlandıktan sonra geriye dönük olarak değiştirilemez; bu nedenle değerlendirme, işlem gerçekleşmeden önce yapılır.
Danışmanlık sonuç taahhüdü içermez. Mevzuat metinleri değişir, idari görüşler güncellenir ve yargı kararları farklı yönlerde oluşabilir. Bu nedenle her değerlendirmede dayanılan kaynak ve bu kaynağın tarihi belirtilir; koşullar değiştiğinde konu yeniden ele alınır.
İşlem öncesi vergisel değerlendirme
Yeni bir faaliyet, sözleşme veya yapısal karar öncesinde işlemin hangi vergilerin konusuna girdiği belirlenir. Katma değer vergisi bakımından işlemin teslim mi hizmet mi olduğu, vergiyi doğuran olayın ne zaman gerçekleştiği ve oranın hangi listeye göre uygulanacağı incelenir. Gelir veya kurumlar vergisi bakımından kazancın türü, elde edildiği dönem ve belgelendirme biçimi tespit edilir.
Damga vergisi ve harçlar gibi işlem vergileri de değerlendirmeye dahil edilir. Sözleşmenin nüsha sayısı, bedelin belirli olup olmaması, sözleşmeye eklenen taahhüt ve teminat hükümleri; damga vergisi bakımından sonucu değiştiren unsurlardır. Bu ayrıntılar çoğu zaman sözleşme imzalandıktan sonra fark edilir.
Ortaklarla ve ilişkili kişilerle yapılan işlemlerde emsale uygunluk, örtülü sermaye ve transfer fiyatlandırması hükümleri ayrıca ele alınır. 5520 sayılı Kanun'un bu maddeleri, işlem bedelinin belgelendirilmesini ve seçilen yöntemin gerekçelendirilmesini gerektirir; buna ilişkin belgelendirme, işlemle eş zamanlı olarak oluşturulduğunda anlam taşır.
İstisna, muafiyet ve indirim koşullarının incelenmesi
Vergi kanunlarındaki istisna ve muafiyetler koşula bağlıdır. Koşulların bir bölümü işlemin niteliğine, bir bölümü sürelere, bir bölümü ise belge ve bildirim yükümlülüklerine ilişkindir. İnceleme; mükellefin bu koşulların tamamını sağlayıp sağlamadığını ve dayanak belgeleri elinde bulundurup bulundurmadığını kapsar.
İhracat istisnası, iştirak kazançları istisnası ya da taşınmaz ve iştirak hissesi satışına ilişkin düzenlemeler gibi başlıklarda istisnanın uygulanabilmesi çoğu kez ek şartlar taşır: kazancın fon hesabına alınması, kıymetin belirli bir süre elde tutulması ya da bedelin mevzuatta öngörülen süre içinde yurda getirilmesi bunlara örnektir. Şartlardan birinin sağlanmaması, istisnanın sonradan ihlal edilmiş sayılması sonucunu doğurabilir.
Bu nedenle şartların sağlanıp sağlanmadığı yalnızca beyan aşamasında değil, izleyen dönemlerde de izlenir. İstisna veya indirim uygulanan işlemler için ayrı bir belge dosyası tutulması, sonraki dönemlerde yapılacak kontrolleri ve olası bir bilgi talebine verilecek cevabı kolaylaştırır.
Özelge müessesesi
Tereddüt edilen bir konuda idarenin görüşü, Vergi Usul Kanunu'nun 413. maddesine dayanan özelge (mukteza) talebiyle öğrenilebilir. Başvuru; mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık aracılığıyla, konunun somut biçimde anlatıldığı bir dilekçeyle yapılır. Aynı konuda genel nitelikli açıklamalar için sirkülerler de kaynak oluşturur.
Özelge, yalnızca talepte bulunan mükellefe ve dilekçede anlatılan somut olaya ilişkindir; genel düzenleyici bir işlem değildir. Bununla birlikte yayımlanan özelgeler, benzer olaylarda idarenin yaklaşımını göstermesi bakımından değerlendirmeye alınır. Yetkili makamlarca verilen yazılı izahata uygun hareket eden mükellefler bakımından Vergi Usul Kanunu'nun 369. maddesindeki yanılma hükümleri gözetilir.
Dilekçenin içeriği sonucu belirler. Olayın eksik ya da fiilî durumdan farklı anlatılması hâlinde verilen görüş, gerçekleşen işlemi karşılamayabilir. Bu nedenle başvuru metni; sözleşme, belge ve kayıtlarla birlikte hazırlanır, alınan görüş ise ilgili işlem dosyasında saklanır.
Süreç nasıl işler
Danışmanlık talebi tek bir işlem hakkında olabileceği gibi, süregelen bir uygulamanın gözden geçirilmesi biçiminde de olabilir. İzlenen adımlar genel olarak şöyledir:
- Talebin ve somut olayın yazılı olarak tespit edilmesi
- Sözleşme, fatura, yazışma ve muhasebe kayıtlarının incelenmesi; eksik bilgilerin tamamlanması
- İlgili kanun, tebliğ, sirküler, yayımlanmış özelge ve yargı kararlarının taranması
- Değerlendirmenin; dayanakları, varsayımları ve varsa farklı görüşlerle birlikte yazılı olarak aktarılması
- Gerekli görülen hâllerde özelge başvurusunun hazırlanması
- İşlem gerçekleştikten sonra kayıt ve beyan yansımasının kontrol edilmesi
Değerlendirmenin dayandığı belgeler ve varsayımlar yazıda ayrıca belirtilir. Bu unsurlardan biri değiştiğinde, örneğin sözleşme metni revize edildiğinde, sonuç yeniden ele alınır.
Vergi incelemesi sürecine hazırlık
Vergi incelemesi, Vergi Usul Kanunu'nun 134 ve devamı maddeleri çerçevesinde yürütülür. Süreç, incelemeye başlama tutanağının düzenlenmesiyle resmen başlar; defter, kayıt ve belgelerin ibrazı yazılı olarak istenir ve mevzuatta öngörülen süre tanınır. İncelemenin tam veya sınırlı olması, kapsamı ve tamamlanma süresini etkiler.
Hazırlık çalışması; istenen dönem ve konuya ilişkin kayıtların derlenmesini, belge eksiklerinin tespitini, kayıtlar ile beyanlar arasındaki farkların önceden açıklanabilir hâle getirilmesini ve ibraz yazısına verilecek cevabın hazırlanmasını kapsar. Defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi, ayrı sonuçlar doğuran bir durumdur.
İnceleme sırasında düzenlenen tutanaklardaki ifadeler dosyanın esasını oluşturur. Bu nedenle tutanağa geçirilecek açıklamaların kayıtlarla desteklenmesi ve tereddütlü konularda şerh imkânının değerlendirilmesi önem taşır. Vergi Usul Kanunu'nun 370. maddesi kapsamında izaha davet yazısı tebliğ edildiğinde, verilecek cevabın süresi ve içeriği ayrıca ele alınır.
Uzlaşma, cezalarda indirim ve yargı yolu
İnceleme sonucunda tarhiyat önerilmesi hâlinde mükellefin önünde birden fazla idari yol bulunur. Tarhiyat öncesi uzlaşma, rapor vergi dairesine intikal etmeden önce; tarhiyat sonrası uzlaşma ise ihbarnamenin tebliğinden sonra mevzuatta öngörülen süre içinde talep edilir. Hangi tarhiyat ve cezaların uzlaşma kapsamına girdiği kanunda ayrıca belirlenmiştir.
Vergi Usul Kanunu'nun 376. maddesindeki cezalarda indirim hükmü, uzlaşmadan yararlanılmayan hâllerde ayrı bir seçenek oluşturur. Hangi yolun tercih edileceği; tarhiyatın dayanağına, tutarına ve seçilen yolun diğer yolları kapatıp kapatmadığına göre değerlendirilir. Bu yolların tamamı süreye bağlı olduğundan tebliğ tarihlerinin takibi belirleyicidir.
Yargı yoluna başvurulması durumunda dava açma, temsil ve duruşmada savunma işleri avukatlık mesleğinin yetki alanındadır; bu işler danışmanlık kapsamında üstlenilmez. Bu aşamada yürütülen çalışma; dosyanın mali yönünün açıklanması, matrah ve ceza hesaplarının kontrolü ile vekil olarak görev alan avukata teknik bilgi ve belge desteği sağlanmasıyla sınırlıdır.
Mevzuat değişikliklerinin izlenmesi
Vergi mevzuatı sık değişir. Kanun değişiklikleri, genel tebliğler, sirkülerler ve yayımlanan özelgeler, daha önce verilmiş bir değerlendirmenin dayanağını ortadan kaldırabilir. Bu nedenle süregelen uygulamalar dönemsel olarak yeniden gözden geçirilir.
Değişikliğin mükellefin faaliyetini etkilediği durumlarda, yeni düzenlemenin yürürlük tarihi ve geçiş hükümleri ayrıca incelenir. Geçmiş dönemlere etkisi bulunan düzenlemelerde, düzeltme beyannamesi veya pişmanlık yollarının gerekip gerekmediği değerlendirilir.
Gerekli belgeler
Değerlendirmenin somut olaya dayanabilmesi için genellikle şu bilgi ve belgeler istenir:
- İşleme konu sözleşme, teklif, sipariş ve yazışmalar
- Düzenlenmiş veya düzenlenecek fatura ve benzeri belgelerin örnekleri
- İlgili döneme ait defter kayıtları, mizan ve mali tablolar
- Verilmiş beyannameler ile tahakkuk fişleri
- Varsa daha önce alınmış özelge, rapor veya idari yazılar
- İstisna, muafiyet ya da indirim söz konusu ise dayanak belgeler (gümrük beyannamesi, kambiyo belgeleri, ruhsat, teşvik belgesi ve benzeri)
- İnceleme söz konusu ise incelemeye başlama tutanağı, ibraz yazısı ve tebliğ edilen ihbarnameler
Belgelerin tamamının paylaşılması, değerlendirmenin eksik bir olay anlatımına dayanmasını önler.
Bilgi almak için
Değerlendirilmesini istediğiniz bir işlem ya da mevzuat konusu hakkındaki bilgilendirme talebinizi iletişim sayfasındaki kanallardan iletebilirsiniz.